19 Mart 2010 Cuma

Hafız’a bir olup dü mısra eder




















(Fotoğraf: Arif Aşçı)

İlk göze çarpan zengin bezemeler, imparatorluk ikonografilerine özgü yeryüzü cenneti tasvirleridir. Sağ vazo düzenlemesinin altında ‘Ma bu tesnimi cuy-i cennettten’ -Bu su cennetteki tesnim ırmağındandır- yazar. Meyve tabakları, çiçek buketleri ise bereket, mutluluk ve bolluğun sembolleri olarak farklı dönemlerde ve toplumlarda kullanılan ikonografilerdir. İstiridye kabuğu motifi, Roma İmparatorluğu’ndan Hıristiyan ikonografisine yeniden doğum, arınma ve hac sembolü olarak geçmiştir. Soldaki istiridye kabuğu motifi altında ‘Bismillahirrahmanirrahim’- Esirgeyen bağışayan Allah’ın ismiyle başlarım- okunur. Arka duvarın sağ tarafındaki kitabede ‘aynen fiha tusemme selsebil’ yazar ki bunun anlamı “bir çeşme ki denir selsebil” dir ve Kuran’da İnsan Suresinin 22. ayetinin bir parçasıdır.

‘Orada bir kadeh sunulur ki katkısı olmuştur zencefil. Bir çeşme ki denir selsebil ve dolanır etraflarına daim evlatlar, görünce onları sanırsın saçılmış inciler ve gördüğün zaman orada, bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün!’

Ana kitabede “bu saf sulu pınar şefkatin özüdür” yazar.

Soldaki vazo süslemesinin altındaki kitabede “Hafız’a bir olup dü mısra eder” der.


The reference to the heavenly world can  be read through the inscriptions on the fountain. Below the ornamentation of flowers in the vase on the right side, the inscription reads; ‘Ma bu tesnimi cuy-i cennetten’ (this water is from the ‘Tesnim,’ a stream in paradise). On the wall set back from the main facade, the inscription on the right side reads ‘aynen fiha tusemme selsebil,’ which is a part of the passage from the Kor’an, which reads as follows;
‘And therein shall they be given to drink of a cup of wine, mixed with the water of Zenjebil (ginger and water), a fountain in paradise named Salsabil (aynen fiha tusemme selsebil) (signifies water which flows gently and pleasantly down the throat) and youths which shall continue forever in their bloom, shall go round to attend them, when thou seest them, thou shalt drink them to be scattered pearls: and when thou lookest, and there shalt thou behold delights, and a great kingdom. ’

15 Mart 2010 Pazartesi

Canik Hamidiye
















































Samsun vilayetinin eski ismi ile- Canik Hamidiye Hastanesi olarak 1902'de yapılan bina 2007'ye kadar hastane olarak değişik isimlerle kullanılageldi. 2007'de yangın geçiren bina onarımı ve yeni kullanımını bekliyor.

11 Mart 2010 Perşembe

Miras

























Erzurum’da 1902-1906 arasında görev yapmış olan belediye başkanı Şerif Efendi’nin yaptırdığı Gureba Hastanesi, 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı’nın etkisinin halen sürdüğü bir dönemde maddi imkânsızlıklar içinde yapılmıştır. Erzurumlular, çevre köyler halkının katkılarıyla inşa edilmiştir. Savaşa tanıklık etmiştir. Erzurum Kongresi’nin toplandığı günlerde Kızılay, bu binada hizmet vermekteydi. 1924 yılında Sağlık Bakanlığı’na bağlanarak Erzurum Numune Hastanesi adını alan ve günümüzde Erzurum Aile ve Toplum Sağlığı Merkezi olarak kullanılan bu bina 20. yüzyıl tarihimizden geleceğe mirastır.